MERKEZ STRATEJİ ENSTİTÜSÜ
Güvenlik ve Savunma Çalışmaları

Güncel

Kaynak : MSE

Suriye’ye Arap Ordusu mu? (23 Nisan 2018)

ABD’nin 2018’in başından itibaren Suriye’de uygulamaya koyduğu yeni stratejisiyle ilgili arayışları devam ediyor. ABD, Suriye’de etkisini korumak, İran’ı ve Rusya’yı dengelemek/sınırlamak, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olmak istiyor. 

 

Haberin Devamı

Bunun için halen PYD/YPG ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) vasıtasıyla Suriye’nin kuzey ve doğu kesimlerinde kontrol ettiği nispeten geniş araziyi, Suriye için önemli sayılan enerji ve su kaynaklarını, tarım alanlarını, ulaştırma hatlarını ve havaalanlarını kaybetmek istemiyor.

ABD’nin iki büyük çıkmazı var: (1) kendisiyle birlikte daha sıkı işbirliği yapacak Avrupa ve bölge devletlerinin sayısını artırmak, (2) bölgede sürekli bulunacak yeteri kadar askeri birlik sağlamak.

Suriye’de kimyasal saldırısı üzerine Fransa ve İngiltere ile birlikte yapılan askeri harekât ve bu harekâta Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinden gelen destek ABD’yi biraz rahatlattı. Fransa’nın gittikçe ABD politikalarına yaklaşması ve daha aktif tutum takınması dikkat çekiyor. ABD’nin Suriye’deki çabalarında önümüzdeki günlerde Fransa ve İngiltere ile diğer Batılı müttefiklerden daha fazla destek alacağı tahmin ediliyor.

Asıl sorun ise bölgenin Arap devletlerinden özellikle mali destek ve asker desteği sağlayabilmek. Birincisinin çözülmüş olduğu veya çözülebileceği kıymetlendiriliyor. İkincisinde ise son günlerde kayda değer gelişmeler göze çarpıyor.

ABD kaynaklı medyada ve araştırma kuruluşlarının çalışmalarında Pentagon’un bir süredir Suriye’ye “Arap gücü” yerleştirilmesi ve ABD askerlerinin çekilmesi üzerinde çalıştığı iddiaları yer alıyor. Arap gücü için akla ilk ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’de yürüttükleri savaş, bu tür bir girişime engel olarak görülüyor. Ayrıca Suudi Arabistan’ın kuzey ve doğu Suriye’de İran ile doğrudan temas ihtimaline dikkat çekiliyor. Mısır’ın ise Sina’da terörizmle mücadelesi ve Suriye’de İran ile yaşayacağı gerginlikten dolayı isteksizliği öne çıkıyor. 

İkinci bir seçenek, Suriye’de Suudi Arabistan’ın sorumluluk alması ancak kendi askerlerini konuşlandırılmaktan ziyade Sudan ve Pakistan gibi İslam ülkelerinden konuşlandırılacak askerlerin masraflarını üstlenmesi.

Diğer bir seçenek ise bölgede paralı/kiralık askerlere ve özel askeri firmalara daha fazla rol verilmesidir. Bu kapsamada Blackwater ve benzeri firmaların lobi yapmaya başladığı ve ABD güvenlik bürokrasisin bir kısmından destek aldığı dile getiriliyor.

Her üç seçenekle ilgili dikkate alınması gereken hususlar var. Öncelikle ABD’nin bölgeden kendi askerini çekse bile kuzey ve doğu Suriye’yi kontrol etmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Diğer taraftan Arap gücü ve paralı askerlerin Suriye’de istikrarı sağlamaktan ziyade çatışma yaratma ihtimali daha yüksek. Bu tür hareket tarzlarının Türkiye’nin güvenliğine etkilerinin ayrıca hesaplanması gerekiyor.

Kaynaklar:

 “Syria: proposal to replace US troops with Arab force comes with grave risks”, The Guardian, 18 April 2018, https://www.theguardian.com/us-news/2018/apr/18/us-syria-arab-force-replace-american-troops-saudi-arabia-egypt-uae;

“Why an Arab stabilization force in Syria won’t work”, The Middle East Eye, 19 April 2018, http://www.middleeasteye.net/columns/why-arab-stabilisation-force-syria-won-t-work-1026796721

“US Wants to Replace Its Troops in Syria With Gulf States' Militaries”, Sputnik, 17 April 2018, https://sputniknews.com/middleeast/201804171063636288-us-replace-troops-arab-military-syria/

 Haberler Listesine Dön                                    Ana Sayfa